İçeriğe geç

İltifat edildiğinde ne yapmalı ?

İltifat Edildiğinde Ne Yapmalı?

İltifat almak, çoğumuzun hoşlandığı bir şeydir. Kimse “Hayır, bana iltifat etme” demez, değil mi? Ama gerçek şu ki, iltifat edildiğinde çoğu zaman ne yapacağımızı bilemeyiz. İçten bir teşekkür mü etmeliyiz, yoksa hemen mütevazı bir şekilde “Bunu hak etmiyorum” mu demeliyiz? Ya da belki sadece gülümsesek yeterlidir. Bu yazıda, iltifatlar karşısında nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili biraz kafa yoracağım.

İltifatlar ve Toplumdaki Yeri

İltifatlar, sosyal hayatın en yaygın ama bir o kadar da karmaşık dinamiklerinden biridir. Geçmişte, özellikle Türk toplumunda, iltifat almanın ve vermenin belirli bir kültürel biçimi vardı. Herkesin bildiği o klasik cümle vardır: “Aman, yapma, utanıyorum.” Bu cümle aslında, iltifatların bazen ne kadar rahatsız edici olabileceğini gösteriyor. Toplum olarak, fazla övülmeyi ve dikkati üzerinde toplanmayı pek sevmediğimiz doğru. Ancak günümüzde, sosyal medya ve diğer dijital platformlar sayesinde iltifat alma ve verme biçimimiz de değişti. İnsanlar, başkalarına güzel sözler söylemekte çok daha açık hale geldi. Birinin güzel olduğunu söylemek ya da bir başarısını kutlamak, gündelik hayatın bir parçası oldu.

İltifat Edildiğinde Tepkimiz Ne Olmalı?

İltifatlar karşısında genellikle iki farklı tepki görüyoruz. Birincisi, içten bir şekilde teşekkür etmek. “Teşekkür ederim, çok naziksiniz!” gibi. İkincisi ise, iltifata mütevazı bir karşılık vermek; “Gerçekten mi? Hiç fark etmedim!” gibi. Her iki yaklaşım da doğru olabilir, fakat en doğru tepki, bizim ne hissettiğimize ve o anki ruh halimize bağlı. Bazen insanın gerçekten iyi bir şey yaptığına inanması gerekir ve bunun karşılığında gelen iltifat da hak edilmiş bir ödül gibi hissedilebilir. Diğer zamanlarda ise, başkalarına yansıyan güzellikleri görmek, bizi de biraz “bencil” hale getirebilir. Yani, bu konuda ne yapacağımızı kestirebilmek aslında hiç de kolay değil.

İçten Gelen Teşekkür

Çoğu zaman, iltifat karşısında en doğal tepki, içten bir şekilde teşekkür etmektir. “Teşekkür ederim” demek, bir insanın gerçekten değerini hissettiği, hoşuna giden bir şey yaptığını anlamasını sağlar. Bunun karşısında söylenecek doğru söz ise basit ve samimi olmalıdır. Tabii, bazen bu kadar basit bir tepki bile zor gelebilir. Mesela, geçtiğimiz hafta ofiste bir arkadaşım bana “Bugün çok şıksın!” dedi. İlk başta şaşırdım, çünkü sabah kalkarken “Ne giysem acaba?” diye düşünmüş, pek bir özen göstermemiştim. Ama onun beni övmesi, aniden kendimi iyi hissetmeme neden oldu. Ne yapmam gerektiğini düşündüm: “Teşekkür ederim!” demek en doğrusu gibi geldi. Üstüne biraz gülümsemek de işin tuzu biberi oldu.

Alçakgönüllü Olmak Ama Sınırı Aşmamak

Alçakgönüllülük, birçok kişinin sahip olduğu önemli bir erdem. İltifatlar karşısında mütevazı olmak, bazen fazlasıyla cömert bir davranış gibi görünebilir. Ama burada da bir denge var. Bazen, “Aman, bunu hak etmiyorum” demek, gerçekten samimi olmakla birlikte, sürekli olarak kendini küçümsemek anlamına da gelebilir. Hatta bazen, karşıdaki kişi iltifat etmekten vazgeçebilir çünkü verdiği değerli yorumun, bizde karşılık bulmadığını hissedebilir. Yani, “Bunu hak etmiyorum” demek yerine, biraz daha neşeli bir şekilde “Çok naziksiniz, teşekkür ederim!” demek, hem iltifat sahibini mutlu eder hem de kendimizi daha güçlü hissettirir.

İltifatlar ve Özsaygı

İltifatların özsaygımız üzerindeki etkisi de oldukça büyüktür. Kendimizi nasıl hissettiğimiz, başkalarının söylediklerinden etkilenebilir. Birisi size “Bugün harika görünüyorsun!” dediğinde, eğer o gün kendinizi kötü hissediyorsanız, bu iltifat aslında biraz daha derin bir anlam kazanır. O anki ruh halinizle bağlantılı olarak, bu sözler sizde pozitif bir değişim yaratabilir. Ya da belki kendinizi oldukça iyi hissettiğiniz bir günde bu tür bir iltifat, daha çok kendinize güven duymanıza sebep olabilir. İltifatlar, özsaygıyı pekiştiren küçük ama önemli bir faktördür.

İltifatları Kendi Başarılarımıza İterek Kullanmak

Bir de iltifatları başarılarımıza yönelik olarak nasıl kullanabileceğimize bakalım. Geçen hafta, bir arkadaşım bana “Yazdığın blog yazıları çok iyi!” dedi. O an, onun bu yorumunu içsel olarak bir ödül olarak aldım. Hatta, “Bu yazı üzerinde daha çok çalışmalıyım” diye düşündüm. Yani iltifatlar bazen bizi daha fazla çalışmaya ve gelişmeye teşvik edebilir. Kendimize olan inancımız arttıkça, iltifatlar birer motive edici faktöre dönüşür. İltifatları içsel bir güdüye dönüştürmek, kişisel gelişim için de oldukça faydalıdır.

Gelecekteki Etkileri

İltifatlar, sadece o an için değil, uzun vadede de kişisel yaşamımıza katkı sağlayabilir. Bir kişi sürekli olarak başkalarına nazik sözler söylüyorsa, bu hem o kişinin içsel dünyasını hem de çevresindeki insanlarla ilişkilerini olumlu bir şekilde etkiler. İltifatlar, insanlar arasındaki güveni artırır, sosyal bağları güçlendirir ve samimiyet yaratır. Aynı şekilde, iltifat aldığınızda, bu sizi daha pozitif biri yapabilir. Kendinizi başkaları tarafından takdir edildiğinizde, daha fazla başkalarına takdir gösterme eğiliminde olabilirsiniz. Bu küçük etkileşimler, uzun vadede büyük bir değişim yaratabilir.

Sonuç

Sonuç olarak, iltifatlar, basit birer sözden çok daha fazlasıdır. Kendimizi nasıl hissettiğimizle, başkalarına nasıl etki ettiğimizle ilgilidir. İltifatları sadece bir “teşekkür” veya “çok naziksiniz” cümlesi olarak görmek yerine, onları bir fırsat olarak değerlendirebiliriz. Kendimize olan güvenimizi arttırabilir, başkalarına olan ilişkilerimizi güçlendirebiliriz. Her iltifat, bir büyüme fırsatıdır. O yüzden bir sonraki sefer iltifat aldığınızda, ne yapacağınızı bilerek, gülümsemeyi unutmayın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
hiltonbet güncel girişhttps://www.betexper.xyz/elexbetgiris.org