Afrika Örgüsünün Acısı Ne Zaman Geçer?
Kayseri’nin serin akşamlarında, eski günlerin anıları gibi, sıcak bir fincan çayın etrafında toplandığı bir akşam, eski bir arkadaşımla sokakta yürürken birdenbire Afrika örgüsünden bahsetmeye başladık. O sırada, birden aklıma geldi: “Afrika örgüsünün acısı ne zaman geçer?” Soruyu kafamda tekrarladım, ama kimseye sormadım. Sadece düşünmeye başladım. Çünkü Afrika örgüsü, fiziksel değil, daha çok ruhsal bir yara gibiydi.
Bir Anlık Değişim
Zamanında, üniversitede tanıştığım bir arkadaşım, Afrika örgüsünü çok severdi. Saçları, sık sık farklı renklerle bezeli örgülerle dolardı. Başta ben de bu örgü işini hep dışarıdan bir gözle izledim. Bir gün cesaretimi topladım ve “Bunu bir kez denemek istiyorum” dedim. “Çok farklı olur, değil mi?” dememle, saçlarımla oynayan o acılı anlar başladı. İlk başta, ağrısı o kadar yoğun değildi. Ama sonra işler değişmeye başladı. İğneler saç köklerime saplanıyor, başımda bir ağırlık hissetmeye başladım. “Biraz sabret,” dedi arkadaşım. Sabrettim ama bir süre sonra, ne zaman geçeceğini merak ettim.
Acının Ardındaki Güç
Bir gün, bir arkadaşımla buluşmaya giderken, bu örgüleri hala takıyordum. Saçlarımın acısı keskinleşmişti ama bir yandan da saçlarımın arasındaki o sıkı örgüler, bana bir tür güç veriyordu. Kendimi güçlü, kendim gibi hissediyordum. Yine de bu acı beni yalnızca fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da yormaya başlamıştı.
O kadar uzun sürdü ki bir sabah uyandığımda saçlarımın ağrısı dayanılmaz hale geldi. Birkaç dakika boyunca gözlerimi kapalı tutarak, “Ne yapmalıyım?” diye düşündüm. Fakat bir şey fark ettim: bu acı, dışarıdan bakıldığında çok fazla fark edilmeyen bir şeydi. Ama içeriden, derinlerden, birinin gözleriyle görmeye başladığı, başına bu örgüyü taktıktan sonra içsel bir savaş başladı. Sonra fark ettim ki; acı geçmedi ama ruhum biraz daha sakinleşti, biraz daha olgunlaştım. Acının sonlanması için zamana ihtiyacım vardı.
Umut ve Sabır
O gün, örgülerin üzerine otururken, yıllar önce annemle yaptığımız bir konuşmayı hatırladım. Annem her zaman sabırlı olmayı söylerdi. Bazen, acı da sabır isterdi. “Zamanla geçer,” demişti. O anı düşündükçe, o örgülerle birlikte gelen fiziksel acı da zihinsel olarak geçecekti. Acı geçer mi? Sabırla… Bir adım daha atarak, her şeyin bir zamanlaması olduğunu kabul ederek.
Hepimizin hayatında, bazen istemediğimiz yükler olur. O gün, Afrika örgüsünün acısı o kadar uzun sürse de, bir şekilde zamanla hafifledi. Biraz sabır, biraz dikkat ve en önemlisi, kabullenme.
Sonuç: Geçen Acı ve Kazanılan Güç
Bugün, o günün üzerinden yıllar geçse de, Afrika örgüsünün bana kattığı her şeyin ne kadar değerli olduğunu fark ediyorum. O acı geçmedi, ama ruhumda kalıcı bir iz bıraktı. Sadece dışarıdaki güzellikleri değil, içindeki direnci de gösterdi. Bu örgülerin acısının ne zaman geçeceğini soran herkes için, bir cevabım var: Ne zaman hazır hissederseniz, geçer. Sabır, iyileşmenin anahtarıdır.
Evet, Afrika örgüsünün acısı geçecek, ama unutmayın ki, geçmesi zaman alacak. Ve o zaman geçtikten sonra, saçlarınızda beliren o güzellik ve gücün farkına varacağınızdan emin olabilirsiniz.